İslamcılığı öldürenler, onun muhtevasından da rahatsız olanlar bir yana (onlarla tartışmada hem taraf olmak hem de üslub farklı olacaktır) bizimkiler diyeceğim zevat ile anlaşmazlık, islamcılığın muhtevası üzerinde değil, bu muhtevaya "islamcılık" demenin fayda, zaruret ve zararı üzerinedir. Aslında Müslümanlığa dahil olan vazifelerin "islamcılık" adıyla ayrılması ve üzerine hüküm bina edilmesinin zararlı olduğunu düşünen ve yazan dostlar, islamcıların hedeflerine karşı değiller. "İslam'ın tamamı veya mücadele alanlarının değişmesi sebebiyle belli bir kısmı" manasınadaki hedeflerde birleştiğimize göre tartışma öze değil, söze dönük hale gelmektedir. "Söz", yani bu kelimenin kullanılması kültüre, kaynaklara, iteratüre girmiştir; engellemek, buna son vermek -bize göre- mümkün değildir. Ama "Ben bu kelimenin belli islami vazifeler ve bunları dava edinen Müslümanlar için kullanılmasına karşıyım, benim için Müslüman vasfı tek başına yeter...
Şehrin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve şöyle dedi: "Ey kavmim! Bu elçilere uyun." "Sizden hiçbir ücret istemeyen kimselere uyun, onlar hidayete erdirilmiş kimselerdir." "Hem ben, ne diye beni yaratana kulluk etmeyeyim. Oysa siz de yalnızca ona döndürüleceksiniz." Yasin 20-23