Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Oksidentalizm, Batı'nın dışında bir gözün Batı'yı araştırmasıdır: Abdullah Metin: Röportaj

"Oksidentalizm, İki Doğu İki Batı" kitabının yazarı Abdullah Metin'le kitabı üzerinden oksidentalizmi konuştuk   Asım Öz/ Dünya Bülteni - Kültür Servisi Oryantalizm ve oksidentalizm dünyayı algılama, anlama, açıklama ve tanımlamada iki farklı bakış açısıdır. Temel olarak oryantalizm Batı'nın Doğu algısı, oksidentalizm Doğu'nun Batı algısıdır. Karşılıklı bu algılama sadece bir düşünceden/tasavvurdan ibaret olmayıp, eylemi de beraberinde getirir. Batı'nın, zayıf ve kendini yönetemeyen Doğu algısı işgal ve sömürüyle sonuçlanırken; Doğu'nun, güçlü ve disiplinli Batı algısı efendiye itaate sebep olur. İkinci Dünya Savaşı'nın ardından Doğu kendi gücünü keşfetmeye başlarken, bu değişim oryantalizmden yüzyıllar sonra oksidentalizmin ortaya çıkış zeminini hazırlar. Batı, sömürgeciliğinin keşif kolu olan oryantalizm vasıtasıyla elde ettiği bilgi ile Doğu üzerinde iktidarını kurar. 20. yüzyılda fiziksel işgal yerini zihinsel işgale bırakırken, iktidar da f...

Söyleşi / Ayfer Tunç: "Öylesine buzlaştık ki utanç duymuyoruz"

Öylesine buzlaştık ki utanç duymuyoruz"                                                    Bugünkü kuşaklar için dünya, hayat, memleket bizim anladığımızdan başka. Genç kuşaklar için buralı olmakla dünya vatandaşı olmak arasında, geçip geçmemenin onlara kaldığı ince bir çizgi var sadece. Memleket duygusu nasıl bir şeydir, neydi, neye dönüştü, nerede başlayıp nerede biter? Ayfer Tunç,  Memleket Hikayeleri 'nde bu topraklara, geçmişe, şimdiye dair yüzlerce fotoğraf çekiyor; geniş açılı fotoğraflar, her şey net. Üstelik nostalji değil fazlasıyla gerçek...    Memleket duygusunu nasıl tarif edersiniz artık? Hızla değişiyor mu bu duygu? Eskisi gibi olmadığı kesin, hele genç kuşaklar için. Memleket deyince iki farklı şeyi kast ediyoruz. Biri doğup büyüdüğümüz şehir, diğeri bütün ülkemiz. Benim memleketten anladığım ikincisi...

Vergilius'un Ölümü : Hermann Broch: Kitap Tanıtımı

Vergilius'un Ölümü, Ahmet Cemal'in zaferi Vergilius'un Ölümü Hermann Broch İthaki Yayınları Ancak okuru uyarmamız gerekiyor, zor bir metin bu; çok mesai, dikkat, konsantrasyon isteyen bir okuma süreci var önünüzde, herkese göre olmadığı aşikar. Hermann Broch 'un  Vergilius'un Ölümü ’nün çevirisi hiç kuşkusuz 2012 yılının en önemli edebiyat olaylarından birisidir. Ahmet Cemal'in çevirmenlik macerasının başlarında karşılaştığı ve çok etkilenerek hayatının en önemli etkinliği haline getirip kırk yıl üzerinde çalıştığı bir roman bu.  Vergilius'un Ölümü ,  bırakın sıradan okuru,  zor metinleri seven okuyucu için bile güç bir metin. Ayrıca çeviri ne kadar iyi olursa olsun, şiirsel ve müziksel özellikleri yüksek olan Almanca bir metnin bu özelliklerinin Türkçede yeniden yaratılmasının olanaksız olduğunu, her şiir çevirisinde olduğu gibi, bu metnin de eksilerek Türkçeleşmesinin kaçınılmaz olacağını unutmamak gerek. Umarız ...

Şule Gürbüz’le röportaj :Ölüme hayranlık duyuyorum

Kalıcılık bir züğürt tesellisi, dünya kalıcı değil ki insan ya da eser kalıcı olsun. Şule Gürbüz ’le röportaj yapmak farklı bir his. Hayatın anlamını arayan bir lise öğrencisinin heyecanı gibi biraz. Ezelden beri merak edilen sorulara başka kapılar açmak için en güzelinden bir yolculuk gibi. Keza, kitapları öyle zaten. Koca bir kütüphane kadar yoğun, bir o kadar da incelikli satırlarla dolu. Konumuz zaman, bellek, ölüm gibi “ağır” meseleler elbette.  Şule Gürbüz , bildiğiniz gibi… Bugüne dek sayısız düşünür zamanı tanımlamayı denedi. Bu işin güç olduğu ortada. Siz mekanik saat tamirciliği yapıyorsunuz ve zaman üzerine yazıyorsunuz. Böylesi “büyük” bir kavram üzerine düşünmeye ne zaman başladınız? Mekanik saat tamircisi olmak bana bir tuhaflık ve garabete düşmeden, fazla da dikkat çekmeden sessiz sakin ve uzun vakit kendimle kalabilmenin, o zamana dek bilmediğim bazı güçlüklere mukavemet edebilme anlayış ve imkânını verdi. Dünyanın istemediğim her tür haline kar...