Mealini söyle, cemaatini söyleyeyim!
İstanbul Fatih?te bir apartmanın zemin katı. Kamuoyunda Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü?nün mescidi burası. Erkenden gelenler ona yakın olmak için ön safları zorluyor. Her Cuma namaz vaktinde olduğu gibi adım atacak yer yok. Cübbeli Ahmet, kürsüde kendine has üslubuyla vaaz ederken cemaatin iyi tanıdığı bir ismi sert sözlerle eleştiriyor. Bu kişinin düşüncelerinin ?sapkın ve tehlikeli olduğunu? belirtip insanları uyarıyor. Namaz çıkışında kapıdaki görevliler cemaatin eline birer broşür tutuşturuyor. Broşürün kapağında ?Mustafa İslamoğlu?nun Bidatlerine Reddiye: HAKSÖZ? ifadeleri dikkat çekiyor. Cübbeli Ahmet Hoca?nın biraz önce isim vermeden eleştirdiği kişiyle ilgili sert sözlerin yer aldığı metni insanlar okuya okuya ev ve işlerine gidiyorlar.
Her hafta dozajı artan kavganın ardında AKABE Grubu?nun lideri Mustafa İslamoğlu?nun yazdığı bir Kur?an meali var. İsmailağa cemaatinin veliaht lideri Cübbeli, İslamoğlu?nun ?Hayat Kitabı Kur?an/Gerekçeli Meal? kitabıyla ?İslam ve Müslümanlar?a büyük zarar verdiğini söylerken, tarikat mensupları onun melun (Allah tarafından lanetlenmiş) olduğunu savunuyor. Bu üslupta olmasa da İslamoğlu gibi meal yazarlarına ilahiyatçıların tepkisi de büyük. Aslında meal tartışmaları 1970?lerden beri yapılıyor fakat bugün farklı ve daha sarsıcı bir kavga söz konusu. İlahiyatçılara göre Türkiye?de her cemaat kendine has bir meal oluşturmaya başladı. Konya Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Ebubekir Sifil, ?Operasyonel Meal Yazıcılığı? başlıklı makalesinde, ?Günümüzde özellikle meal üzerinde yeni bir din anlayışının inşası söz konusu? diyor. İlahiyat Profesörü Süleyman Ateş bunun tehlikeli sonucunu ?cemaat ve tarikatlar İslam?da bölünmeye yol açacak duruma geldi? diye özetliyor.
Her hafta dozajı artan kavganın ardında AKABE Grubu?nun lideri Mustafa İslamoğlu?nun yazdığı bir Kur?an meali var. İsmailağa cemaatinin veliaht lideri Cübbeli, İslamoğlu?nun ?Hayat Kitabı Kur?an/Gerekçeli Meal? kitabıyla ?İslam ve Müslümanlar?a büyük zarar verdiğini söylerken, tarikat mensupları onun melun (Allah tarafından lanetlenmiş) olduğunu savunuyor. Bu üslupta olmasa da İslamoğlu gibi meal yazarlarına ilahiyatçıların tepkisi de büyük. Aslında meal tartışmaları 1970?lerden beri yapılıyor fakat bugün farklı ve daha sarsıcı bir kavga söz konusu. İlahiyatçılara göre Türkiye?de her cemaat kendine has bir meal oluşturmaya başladı. Konya Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Ebubekir Sifil, ?Operasyonel Meal Yazıcılığı? başlıklı makalesinde, ?Günümüzde özellikle meal üzerinde yeni bir din anlayışının inşası söz konusu? diyor. İlahiyat Profesörü Süleyman Ateş bunun tehlikeli sonucunu ?cemaat ve tarikatlar İslam?da bölünmeye yol açacak duruma geldi? diye özetliyor.
Newsweek Dergisi bu sayısında
Türkiye'de Cemaatler arası 'Meal Savaş'larını gündeme taşıdı. Adem Demir
imzasıyla yayınlanan makale Türkiye'de yeni bir tartışma başlatacak
gibi görünüyor..
İstanbul Fatih?te bir apartmanın zemin katı.
Kamuoyunda Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü?nün mescidi
burası. Erkenden gelenler ona yakın olmak için ön safları zorluyor. Her Cuma
namaz vaktinde olduğu gibi adım atacak yer yok. Cübbeli Ahmet, kürsüde kendine
has üslubuyla vaaz ederken cemaatin iyi tanıdığı bir ismi sert sözlerle
eleştiriyor. Bu kişinin düşüncelerinin ?sapkın ve tehlikeli olduğunu? belirtip
insanları uyarıyor. Namaz çıkışında kapıdaki görevliler cemaatin eline birer
broşür tutuşturuyor. Broşürün kapağında ?Mustafa İslamoğlu?nun Bidatlerine Reddiye:
HAKSÖZ? ifadeleri dikkat çekiyor. Cübbeli Ahmet Hoca?nın biraz önce isim
vermeden eleştirdiği kişiyle ilgili sert sözlerin yer aldığı metni insanlar
okuya okuya ev ve işlerine gidiyorlar.Her hafta dozajı artan kavganın ardında AKABE Grubu?nun lideri Mustafa İslamoğlu?nun yazdığı bir Kur?an meali var. İsmailağa cemaatinin veliaht lideri Cübbeli, İslamoğlu?nun ?Hayat Kitabı Kur?an/Gerekçeli Meal? kitabıyla ?İslam ve Müslümanlar?a büyük zarar verdiğini söylerken, tarikat mensupları onun melun (Allah tarafından lanetlenmiş) olduğunu savunuyor. Bu üslupta olmasa da İslamoğlu gibi meal yazarlarına ilahiyatçıların tepkisi de büyük. Aslında meal tartışmaları 1970?lerden beri yapılıyor fakat bugün farklı ve daha sarsıcı bir kavga söz konusu. İlahiyatçılara göre Türkiye?de her cemaat kendine has bir meal oluşturmaya başladı. Konya Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Ebubekir Sifil, ?Operasyonel Meal Yazıcılığı? başlıklı makalesinde, ?Günümüzde özellikle meal üzerinde yeni bir din anlayışının inşası söz konusu? diyor. İlahiyat Profesörü Süleyman Ateş bunun tehlikeli sonucunu ?cemaat ve tarikatlar İslam?da bölünmeye yol açacak duruma geldi? diye özetliyor.
İslam bilginlerine göre İslam?ın ilk kaynağı tartışmasız Kur?an-ı Kerim.
Ardından sünnet, icma ve kıyas geliyor. Meal, Kur?an?ın birebir Türkçe
açıklaması anlamına geliyor. Ancak Türkçe meal, Kur?an olarak kabul edilmiyor.
Müfessirler, mealin hiçbir zaman Kur?an yerine geçmeyeceğinde hemfikir. Kur?an
ilk ve en önemli kaynak olduğu için onunla ilgili her çalışma İslam dünyasında
büyük yankı buluyor. Bu kaynağın herkes tarafından okunup anlaşılması için
çabalar her dönemde sürüyor. Bu yüzden pek çok kişi Kur?an meal ve tefsiri
yazdı. Kesin olmayan bilgilere göre Türkiye?de son 50 yılda 115 farklı kişi,
115 farklı meal kaleme aldı ve piyasaya sürdü. Mustafa Nejat Sefercioğlu, İslâm
Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi?nin (IRCICA) 1998?de tamamlanan bir
araştırmasından yola çıkarak ?Kur'an Bibliyografyası? isimli bir kitap yazdı.
Bütün dünya dillerinde Kurân-ı Kerîm tercümelerinin (meal) ele alındığı kitaba
göre 65 dilde 2 bin 672 adet basılmış Kur?ân-ı Kerim tercümesi var. Sırasıyla
Farsça, Türkçe ve Urduca tercümeler, tespiti yapılan tercümelerin yaklaşık
yüzde 95?ini oluşturuyor. Bu oran Türkçe meal çalışmalarının ne kadar yaygın
olduğunu ortaya koyuyor. ?Meal Kültürümüz? isimli kitabın yazarı Çukurova
Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Mustafa
Öztürk, mealin her dönemde okuyucu bulduğunu, dolaşımdaki her mealin az ya da
çok rağbet gördüğünü belirtiyor. Meal
basma ve satma faaliyeti yürüten onlarca yayınevi, bastırdıkları mealin ne
kadar sattığına ilişkin rakam vermiyor. Bunun sebebi, devlete vergi öderken
beyan ettikleri rakamları düşük tutmaları olabilir. Yine de farklı kaynaklardan
teyit ettiğimiz bilgilere göre uzun süredir piyasada olan Elmalılı Hamdi Yazır
ve Ömer Nasuhi Bilmen?in mealleri, birer milyondan fazla sattı. Yarım milyonu
deviren meallerin sayısı da azımsanamaz. İşaret Yayınları?nın bir yetkilisi,
Muhammed Esed?in ?Kur'an Mesajı? mealinin 500 binden çok sattığını söylüyor.
Yaşar Nuri Öztürk?ün ?Kur?an-ı Kerim Meali (Türkçe çeviri)? kitabı 150 baskı
yaptı. Bu da 500 bin civarında bir satışa tekabül ediyor. Prof. Suat Yıldırım
ve Prof. Süleyman Ateş?in mealleri de çok satanlardan. Bu arada devletin en
yüksek dini kurumu Diyanet İşleri Başkanlığı da farklı kişilere meal
yazdırıyor. Bir heyet tarafından kaleme alınan ve Türkiye Diyanet Vakfı
tarafından çıkarılan ?Kur?an-ı Kerim Meali? ve yine Diyanet tarafından
bastırılan Prof. Dr. Halil Altuntaş ile Dr. Muzaffer Şahin imzalı aynı adlı
eser de çok satanların başında.
Türkiye? de mealciliğin
yaygınlaşmasının birçok nedeni var. İlahiyatçılara göre ?ticari amaçlar,?
?kariyer yapma? ve ?gruba mensubiyet? bu nedenlerin başında geliyor. Tahminen
Türkiye?de yılda 650 - 700 bin adet meal okuyucuyla buluşuyor. Cep, orta, büyük
boyları bulunan bu meallerin fiyatlarının 25 ila 100 lira arasında değiştiğini
söylersek işin ticari boyutu ortaya çıkmış olur. Bunun yanında, her cemaat ve
dinî hareketin kendine ait bir meale sahip olma isteği de piyasada çok sayıda
farklı mealin bulunmasında önemli bir faktör. Dr. Sifil, ?Her cemaat ve
tarikatın kendine göre bir İslam anlayışı, kabul ve retleri var. Böyle olunca
her cemaat kendi İslam şablonunu, Kur?an üzerinde bir meşruiyete kavuşturmak
istiyor. Bunun en iyi yolu da meal yazmak?diyor.
Ancak farklı amaçlarla yazılan meallerde risk büyük. İlahiyatçılara göre, Muhammed Esed?in mealinin çok kötü bir kopyası olarak değerlendirilen İslamoğlu?nun meali gibi piyasadaki pek çok meal hatalarla dolu. Örneğin ?takva? sözcüğü İslami literatüre göre ?korunmak? demek. Üstelik bu tabir Kur?an-ı Kerim?de 274 yerde geçiyor. Ancak birçok mealde, takva tabiri ?korkmak, çekinmek ve sakınmak? anlamında kullanılmış. İlahiyatçı yazar Ahmet Tekin, ?Takva eğer korku manasında ele alınırsa İslam eşittir korku dini olur? diyor. Tekin?e göre, Diyanet?in mealinde bile 380 grup hata var. Kendisi de bir meal yazarı olan Doç. Mustafa Öztürk başka bir örnek veriyor. Ona göre Necim süresi 7. ve 9. ayetleri Cebrail ile Peygamber arasındaki iletişimi anlatıyor. Ancak birçok meal yazarı Cebrail yerine Allah?ın Muhammed ile görüştüğünü yazıyor. ?Ayette, ?O en yüksek ufukta idi? olarak anlatılan kişi Cebrail?dir? diyor Öztürk.
İlahiyatçı yazar Ali Eren, Türkiye?de mealcilik yapanların vahim
hataları nedeniyle İslam?ın en temel esaslarının bile tartışmalı hale geldiğini
savunuyor. ?Kimisi Kur?an?da başörtüsü yok?, kimisi var diyor. Kimi meal yazarları,
?Kur?an?da kurban yoktur? derken, bunun aksini savunan çok kişi mevcut? diyen
Eren, Prof. Öztürk ile Prof. Ateş?in meallerine atıfta bulunuyor. Her iki
yazarın meallerinde ?Kur?an?da başörtüsü yoktur? manası çıkıyor. Konuyla ilgili
konuştuğumuz Ateş, Kur?an?da kadınlara yabancı erkeklerin bulunduğu ortamda
ziynetlerini örtmelerinin emredildiğini, bunun da bir örtüyle gerdanlarını
örtmek şeklinde olduğu düşüncesinde ısrarlı. Mealdeki hatalara en bariz örnek
olarak Abese Suresi?nin 1. ile 6. ayetlerindeki ifadeler gösteriliyor. Burada
Peygamber, Mekke?nin ileri gelenleriyle görüşme halindeyken âmâ bir vatandaş
gelip bir şey sormak istiyor. Ancak Peygamber o âmâ vatandaşı dinlemeyip yüzünü
ekşiterek sırtını dönüyor. Mustafa İslamoğlu ile Ali Ünal?ın meallerinde âmâya
sırtını dönen kişinin peygamber değil zengin Mekkeli müşrikler olduğu ileri
sürülüyor. Oysa Mustafa Öztürk ve Ahmet Tekin?e göre bu yanlış; Allah,
Peygamber?in şahsında engelli insanlara yanlış tutum takınacak insanları
uyarıyor. Kaldı ki sonraki ayetlerde Peygamber, Allah tarafından uyarılıyor. İlahiyat Profesörü Hayri Kırbaşoğlu,
?meallerdeki zorlama çeviriler, gereksiz-uygunsuz ifadeler, yanlış hükümler ve
yetersizlikler saymakla bitmez? diyor. ?Kendi anladığı şeyi Kur?an?a söyletmek?
düşüncesiyle hareket eden bazı kişilerin meşhur olmak ve para kazanmak amacıyla en kolay yol olarak meal yazdıklarını savunan Kırbaşoğlu, dini kalitenin
yükseltilmesi gerektiği görüşünde. Dr. Sifil ise tartışmanın tekrar başlamasına
neden olan İslamoğlu?nun mealinin ilk 60 âyetindeki hataların bile 24 sayfa
tuttuğunu söyleyerek Kur?an?a saygı gösterilmesini istiyor. Cübbeli
taraftarları ve Furkan dergisince ?melun? ilan edilen İslamoğlu ise susmayı
tercih ederken piyasadaki meali onun yerine konuşuyor. Meal son zamanların en
çok satanı.
HANGİ GRUP HANGİ MEALİ
OKUYOR?
Fethullah Gülen Grubu: Prof. ve Açıklamalı Meali? ile Ali Ünal'ın ?Allah Kelamı Kur?an-ı
Kerim ve Açıklamalı Meali.?İsmailağa Tarikatı: Son yıllara kadar Hasan Tahsin Feyizli?nin ?Feyzul Furkan?ını okurlardı. Ancak şimdi kendi tarikatlarında öne çıkan kişilerin oluşturduğu bir komisyonun yazdığı ?Ruhu-l Furkan? isimli meali okuyorlar. Hem tarikatın lideri Mahmut Ustaosmanoğlu hem de veliahtı Cübbeli Ahmet, bu meali alıp okumaları gerektiğini tavsiye ediyor.
Erenköy Cemaati ya da Altınolukçular: Prof. Hamdi Döndüren?in ?Kur?an-ı Kerim?in Türkçe Meali.?
Milli Görüşçüler: Necmettin Erbakan?la birlikte Saadet Partisi Başkanı Prof. Numan Kurtulmuş?un temsil ettiği bu hareket Kur?an öğrenmeyi, meal ve tefsir takip etmeyi teşvik ediyor. Mahmut Toptaş, Ali Bulaç ve İhsan Eliaçık?ın meallerini okuyorlar.
Nesil Grubu: Nurcu hareketin önemli kollarından. Said Nursi?nin Risale-i Nur?u
onlar için başucu kitabı ve aynı zamanda Kur?an tefsiri. Yine de mealsiz
değiller. İhsan Atasoy, Ümit Şimşek, Mehmet Paksu ve Cemal Uşsal tarafından
kaleme alınan ?Kur?an-ı Kerim ve Açıklamalı Meali?ni dikkate alıyorlar.
Menzil Tarikatı: Adıyaman merkezli grubun müritleri daha çok şeyhlerinin ağzından çıkan sözü dikkate alıyor. Onlar da tıpkı Süleymancılar gibi klasikleri tercih ediyor.
İskenderpaşa Tarikatı: Prof. Esat Çoşan?ın vefatından sonra zayıflayan ve Hakyol olarak da bilinen grubun okuduğu meal, Feyizli?nin ?Feyzul Furkan?ı.
AKABE Grubu: Hilal TV kurulduktan sonra popülaritesi arttı. 2008?in ortalarına kadar kendi mealleri yoktu. Daha sonra liderleri İslamoğlu?nun yazdığı, ?Hayat Kitabı? müritlerin başucu meali oldu.
Bağımsızlar: Sayıları giderek artıyor. Her meselenin tartışılmasından yanalar. Bağımsız ve eleştirel gözle bakan entelektüellerin kaleme aldığı eserleri okuyorlar. Ali Bulaç, İhsan Eliaçık, Doç. Mustafa Öztürk ve Ahmet Tekin?inkiler gibi.
Akademisyenler: Herhangi bir cemaat ve tarikat üyesiyseler önce bunların dikkate aldığı mealleri okuyorlar. Değillerse genelde Türkiye Diyanet Vakfı meali ile Muhammed Esed?in ?Kur?an Mesajı?nı? takip ediyorlar.
Sosyete: Kastımız, İslami sonradan öğrenmeye yönelenler. Sayıları çok değil. Genelde Yaşar Nuri Öztürk, Süleyman Ateş ve Elmalılı Hamdi Yazır?ı tercih ediyorlar.
Menzil Tarikatı: Adıyaman merkezli grubun müritleri daha çok şeyhlerinin ağzından çıkan sözü dikkate alıyor. Onlar da tıpkı Süleymancılar gibi klasikleri tercih ediyor.
İskenderpaşa Tarikatı: Prof. Esat Çoşan?ın vefatından sonra zayıflayan ve Hakyol olarak da bilinen grubun okuduğu meal, Feyizli?nin ?Feyzul Furkan?ı.
AKABE Grubu: Hilal TV kurulduktan sonra popülaritesi arttı. 2008?in ortalarına kadar kendi mealleri yoktu. Daha sonra liderleri İslamoğlu?nun yazdığı, ?Hayat Kitabı? müritlerin başucu meali oldu.
Bağımsızlar: Sayıları giderek artıyor. Her meselenin tartışılmasından yanalar. Bağımsız ve eleştirel gözle bakan entelektüellerin kaleme aldığı eserleri okuyorlar. Ali Bulaç, İhsan Eliaçık, Doç. Mustafa Öztürk ve Ahmet Tekin?inkiler gibi.
Akademisyenler: Herhangi bir cemaat ve tarikat üyesiyseler önce bunların dikkate aldığı mealleri okuyorlar. Değillerse genelde Türkiye Diyanet Vakfı meali ile Muhammed Esed?in ?Kur?an Mesajı?nı? takip ediyorlar.
Sosyete: Kastımız, İslami sonradan öğrenmeye yönelenler. Sayıları çok değil. Genelde Yaşar Nuri Öztürk, Süleyman Ateş ve Elmalılı Hamdi Yazır?ı tercih ediyorlar.
Bu ilginç tartışmanın bütününe
Newsweek Dergisi'den ulaşabilirsiniz...
Adem Demir /Newsweek Türkiye
01
Temmuz 2009

Yorumlar
Yorum Gönder