İsmet Özel (Aforizmalar)
Sebeb-i telif
Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında
öyle yoruldum ki yoruldum dünyayı tanımaktan
saçlarım çok yoruldu gençlik uykularımda
acılar çekebilecek yaşa geldiğim zaman
acıyla uğraşacak yerlerimi yok ettim.
Ve şimdi birçok sayfasını atlayarak bitirdiğim kitabın
başından başlayabilirim
öyle yoruldum ki yoruldum dünyayı tanımaktan
saçlarım çok yoruldu gençlik uykularımda
acılar çekebilecek yaşa geldiğim zaman
acıyla uğraşacak yerlerimi yok ettim.
Ve şimdi birçok sayfasını atlayarak bitirdiğim kitabın
başından başlayabilirim
Kanla Kirlenmis Evrak
“Gizemli bir dehliz gibi şehri dolaşıyorum
sıkıca tutuyorum kendimi şehre karışmaktan alıkoymaya”
Evet, İsyan,
Denilebilir ki onun şiiri, “gırtlaktan taşan bir şiirdir.” “Haksızlığa uğrayanların bir haykırışıdır.” (Şiir Okuma Kılavuzu, s. 58)
Ve “Susmak elbet zehirlidir.” ( Cinayetler Kitabı, s.23)
“Sana çok önceden bir yaz sonu, bir parkta
sıkılmış yumruğumu ısırarak
buna benzer bir şeyler söylemiştim
milat yok
demiştim, milat yer almayacak hayatımızda”
Cinayetler Kitabı,
hiç kimsesizleştiren” bir varlıktır. Bir liman hükmünde olan şiir, şairi için bir “var oluş masalıdır.”
“Ey merak, ey zafer haykırışı”
Evet, İsyan,
“Şivekâr bizden biri
Yola çıktı yolu bilmeden
Arıyor bir hedef gözüne kestirmeden
Aradığı ne sevgili, ne efendi, ne sultan…”
( Bir Yusuf Masalı, s.78)
“İnsanların bütün sabahlarını merak ederim
gök hırpalanmaktadır merakımdan…
benim kavgamdır o, aşk diye tanınan”
Evet, İsyan,
“Çapraştım, and içip ayna kırdım
doğadan bir vahiy bekledimse boşuna
baktım akşam herkesin kabul ettiği kadar akşamdı
hiçbir meşru yanı kalmamıştı hayatımın”
Cinayetler Kitabı,
“Eskiler iz sürerdi
Biz muttasıl arıyoruz yeni insanlar.
Arıyoruz âlemin iç yüzünden zihnimize
Yansıyan bir tasarımla gerçeği” der.
Bir Yusuf Masalı,
sıkıca tutuyorum kendimi şehre karışmaktan alıkoymaya”
Evet, İsyan,
Denilebilir ki onun şiiri, “gırtlaktan taşan bir şiirdir.” “Haksızlığa uğrayanların bir haykırışıdır.” (Şiir Okuma Kılavuzu, s. 58)
Ve “Susmak elbet zehirlidir.” ( Cinayetler Kitabı, s.23)
“Sana çok önceden bir yaz sonu, bir parkta
sıkılmış yumruğumu ısırarak
buna benzer bir şeyler söylemiştim
milat yok
demiştim, milat yer almayacak hayatımızda”
Cinayetler Kitabı,
hiç kimsesizleştiren” bir varlıktır. Bir liman hükmünde olan şiir, şairi için bir “var oluş masalıdır.”
“Ey merak, ey zafer haykırışı”
Evet, İsyan,
“Şivekâr bizden biri
Yola çıktı yolu bilmeden
Arıyor bir hedef gözüne kestirmeden
Aradığı ne sevgili, ne efendi, ne sultan…”
( Bir Yusuf Masalı, s.78)
“İnsanların bütün sabahlarını merak ederim
gök hırpalanmaktadır merakımdan…
benim kavgamdır o, aşk diye tanınan”
Evet, İsyan,
“Çapraştım, and içip ayna kırdım
doğadan bir vahiy bekledimse boşuna
baktım akşam herkesin kabul ettiği kadar akşamdı
hiçbir meşru yanı kalmamıştı hayatımın”
Cinayetler Kitabı,
“Eskiler iz sürerdi
Biz muttasıl arıyoruz yeni insanlar.
Arıyoruz âlemin iç yüzünden zihnimize
Yansıyan bir tasarımla gerçeği” der.
Bir Yusuf Masalı,
“Mataramdaki suya tuz ekledim, azığım yok
Uzun yola çıkmaya hüküm giydim.”
Celladıma Gülümserken…,
“Yo, hayır
Yapamaz bunu, yapamazsın bana dünya
Söyleyin
Aynada iskeletini
Görmeye kadar varan kaç
Kaç kişi var şunun şurasında”
Celladıma Gülümserken…
“Eve dön! Şarkıya dön kalbine dön
Şarkıya dön! Kalbine dön
Eve dön, kalbine dön eve dön
Şarkıya dön” şeklinde ortaya çıkar.
Of Not Being A Jew,
Hayatın anlamını,
gerçeğini bizzat kendisiyle çatışmak suretiyle bulmak en doğru yol olarak
tercih edilmiştir. Var olmanın yoklukla anlaşılması; “ölmek” ve “olmak”
paradoksunun bir arada bulundurulmasıyla mümkündür.
“Yürek elbet acıyor esvap değiştirirken” Cinayetler Kitabı,
“Yürek elbet acıyor esvap değiştirirken” Cinayetler Kitabı,
Bu yaşa erdirdin beni,gençtim almadın canımı
ölmedimgenç olarak ,ölmedim beni leylak
büklümlerinin içten ve dışardan
sarmaladığı günlerde
bir zamandı
ölmedim
büklümlerinin içten ve dışardan
sarmaladığı günlerde
bir zamandı
münacaat
başka ölümler çeker bizi
ve bazen başkaları
ölümü çeker bizim için.
ve bazen başkaları
ölümü çeker bizim için.
Üç Frenk Havası
“Sözlerimin anlamı beni ürkütüyor
Böylesine hazırlıklı değilim daha
Bilmek. Bu da ürkütüyor. Gene de biliyorum
Kapanmaz yağmurun açtığı yaralar
Çocuklarda.
Cinayetler Kitabı,
“Aradıkça dirisin
Aradıkça mecalsiz kaldı kibrin
Aradın ve anladın”
( Bir Yusuf Masalı, s.84)
“Ben İsmet Özel, şair, kırk yaşında
Her şey ben yaşarken oldu, bunu bilsin insanlar
Ben yaşarken koptu tufan
Ben yaşarken yeni baştan yaratıldı kâinat
Her şeyi gördüm içim rahat
Gök yarıldı, çamura can varildi.”
Celladıma Gülümserken…,
“Nefsim asi
Aklım yorgun
Şefkatlidir yüreğim…
Benden ısrarla nefsimi ıslah etmemi istediler
Nerede ben de o göz
Yüküm her gün biraz daha
Ağırlaştığı için yavaşım.”
Of Not Being A Jew,
“Nereden kalkmışım yokum konulan yerde
Ansızın anısızım aşklarım vesikasız
Uygunsuz yakalanıp örtündüğüm perde
Ne kadar kandırıcı…”
Of Not Being A Jew,
Ruhun gerçekle yüzleşmesinde perdelerin ne kadar yetersiz ve kandırıcı olduğunu görmesi, peygamber gibi aynı “çıplak uyarı”yı hissetmesi manidardır.
Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi
taşınacak suyu göster,kırılacak odunu
kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde
bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin
tütmesi gereken ocak nerde?
taşınacak suyu göster,kırılacak odunu
kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde
bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin
tütmesi gereken ocak nerde?
münacaat
Müslüman olmak, beni kendimi bildim bileli içine düştüğüm yalnızlıktan çekip çıkardı.” (Waldo Sen Neden Burada Değilsin, s.96)
“İnsan
Eşref-i mahlûkattır, derdi babam
Bu sözün sözler içinde bir yeri vardı
Ama bir eylül günü bilek damarlarımı kestiğim zaman
Bu söz asıl anlamını kavradı.”
( Cinayetler Kitabı, s.51)
“Aşk ve ölüm…
Su ve ateş ve toprak
Yeniden yorumlandı.”
( Cinayetler Kitabı, s.51)
“ Voroldum kayrasıyla Varedenin
eşref-i mahlûkat
Nedir bildim” diyecektir.
( Cinayetler Kitabı, s.62)
Müslüman olmak, beni kendimi bildim bileli içine düştüğüm yalnızlıktan çekip çıkardı.” (Waldo Sen Neden Burada Değilsin, s.96)
“İnsan
Eşref-i mahlûkattır, derdi babam
Bu sözün sözler içinde bir yeri vardı
Ama bir eylül günü bilek damarlarımı kestiğim zaman
Bu söz asıl anlamını kavradı.”
( Cinayetler Kitabı, s.51)
“Aşk ve ölüm…
Su ve ateş ve toprak
Yeniden yorumlandı.”
( Cinayetler Kitabı, s.51)
“ Voroldum kayrasıyla Varedenin
eşref-i mahlûkat
Nedir bildim” diyecektir.
( Cinayetler Kitabı, s.62)
Sızıyı gideren su. Suyun sızladığını kimseler bilmez.
|

Yorumlar
Yorum Gönder