Kitabın Tarihi
Kitabın tarihine bakıldığında “Kitabın Tarihi[1], Kitabın Doğuşu[2] ve Kitabın Evrimi[3]” birbirini tamamlayan, kitabın nasıl ve hangi malzemelerle oluştuğundan, yayılması, ilk tirajlar, bilgi aktarımının gelişimi ve teknik gelişmeleri içeriyor. Tarihsel derinliğin yanında okuyucuya tam anlamıyla bütüncül bir yolculuk olanağı sunuyorlar. Horst Blanck’ın “Antik çağda kitap[4]” isimli metni bir tarihsel dönemi oldukça derinlikli, örneklemeli ve resimlerle zenginleştirilmiş şekilde işliyor. Akademik dizgeye uygun hazırlanmış oldukça geniş kaynakçası mevcut. N. Asım Yazıksız’ın “Kitap[5]”ı bir tarihçeden çok ilginç anektodlarla örülü iletişim yayınlarının 10. yıl armağanı olarak çıkarılmış bir kitap. Toplumumuzda kitabın gelişimini son derece ilginç ayrıntılar ve başka yerde bulunması zor bilgilerle, canlı bir üslupla değerlendiriyor. Baskısı, düzeni ve resimleriyle de cezbedici. “Kitapçılığın iç yüzü[6]” Stanley Unwin’in müzayedelerde rastladığımız Avrupa merkezli, dönemine ait örnekler içeren bir yapıt; dilinin eskimiş olması, verdiği bilgilerin o döneme yönelik fazla ayrıntılı ve işlek olmayan yazımı okumayı zorlaştırıyor. Geçmişte taşıdığı popülaritenin bugün geçerliliğini yitirmiş olduğu söylenebilir. “Kitap üzerine anatomi dersleri[7]” Salı toplantılarının kitaplaştırılmış ilk metinlerinden; gerek kütüphaneler, gerek sahaflık, çeviri gibi konularda, gerekse kitap notları ve okuma yolları üzerine Türkiye’nin aydınlarının görüşlerini bir araya getirmiş, değerli bir belge niteliğinde. Kitabın özellikle “çeviri yapma süreci” bölümünde toplantı konuşmaları aktarılan Ahmet Cemal, Nevzat Erkmen ve Serdar Rifat gibi uzun soluklu çeviri maceraları olan çevirmenlerin anlattıkları önemli bilgiler. Okumanın yolları yordamları bölümü de üç romancının gözüyle okuma sürecinde insanı neler beklediğinin cevaplarını bulmaya çalışıyor. “Türk kitap tarihi[8]” Türkiye odaklı alanında tek kitap, ekleri, kaynakçısı ve yazılımı titiz bir çabanın ürünü. Keşke yeniden yayınlansa. Demirtaş Ceyhun “Can çekişen kitap[9]”ta Türkiye’de kitabın nasıl değerlendirildiğinden yazar haklarına, kültürsüzleşmeye değin karamsar değerlendirmeli denemeler sunuyor. “Dünyayı değiştiren kitaplar[10]” popüler okumalara açık bir blöfçünün ön rehberi gibi kanımızca. Yine de bazı metinlere kapı açabilme potansiyeli göz ardı edilemeyecek bir yarar tabii. Dursun Kürlek’in “Ayaklı kütüphaneler[11]”i belki bu toplamın dışında tutulabilirdi ama tarihimizdeki kitapseverlerin canlı portrelerini sunma anlamında önemli bir emek içeren bir çalışma. Meraklıları döneme ait ilginç ipuçlarını ve entellektüel portreleri görebilir.
Okumanın Tarihi
Herman Hesse’in “Entellektüelin Kütüphanesi[12]”, Marcel Proust’un “Okuma Üzerine[13]”si ve Enis Batur’un “Kütüphane[14]”si yazarlarının kişisel, yargılarıyla deneme tarzında yazılmış alt okumalara uygun, çok katmanlı metinler. Belki daha öncekilerin çok uzağında ama bir yanıyla kitapların yaşam karşılıklarını bulmaya çalışan kitaplar. Batur’un “Kütüphane”si yazarın kitaplarla kurduğu ilişkinin aynası bir anlamda, okuma-kütüphane ilişkisi, okunduklarını anlamlandırmada mekan, zamanın önemi gibi ilginç ipuçları barındırıyor. Herman Hesse “Entelektüel’in Kütüphanesi”nde kişisel okuma listesi ve vazgeçilmez kitaplarının bir dökümünü yapıyor. Birçoğu dilimimize henüz çevrilmemiş yapıtları da içeren bu liste klasiklerle ilgili iştah kabartıcı okuma duygusu uyandırıyor. Proust’un “Okuma Üzerine”si romanlarındaki bilinç akımının uzantısı, okurun yeni keşiflerine olanak tanıyan bir açılım. “Okuryazarlık[15]” kitabı ise okuma yazmayı teknik bir beceri olarak değil, kültürel siyasa biçimi olarak değerlendiren bir kitap. Toplumsal biçimler, demokratik değişimde okuma-yazmanın yeri tartışılıyor. Alberto Manguel’in “Okumanın Tarihi[16]” adlı kitabı Flaubert’in “Yaşamak için okuyun” özdeyişiyle başlıyor. Okuma eylemleri adlı bölümde kitabın biçiminden, “okuma üzerine”, “okumayı öğrenmek”ten “belleğin kitabı”na son derece ilginç bölümler var. Daha sonra okur-çevirmen-yasak kitap- kitap budalalığı gibi birçok alt başlıkta inanılmaz çeşitlilikte yaşantı kesitleri sunuluyor. Araya konulmuş resimler, özdeyişler ve tanıklıklar kitabın zenginliğine zenginlik katıyor. Bir kez değil, birçok kez okunmayı hak eden nadir kitaplardan. Denilebilir ki her titiz okurun üzerinde düşünmesi, kendini değerlendirmesi ve kitabın önemine dair düşünmesine yol açacak nice açılım taşıyor. Mutlaka okunmalı. Aynı yazarın “Okuma Günlüğü” çoğu Türkçeye çevrilmiş on iki klasik metnin tanıtımı ve bir aydının onlarla ilişkisini içeriyor. Okumanın tarihinin pratik bir izahı sayılabilir belki de bir yanıyla…
Kütüphanecilik Tarihi
Nuray Yıldız’ın “Eskiçağ kütüphaneleri[17]” ve “Eskiçağ’da yazı malzemeleri ve kitabın oluşumu[18]” ise birbirini tamamlayan, ülkemizde kendi alanında yazılmış en bilimsel metinler. Özellikle “Eskiçağ Kütüphaneleri”, insanlığın gelişiminde kitap okumanın evrimini gösteren arka planı ve kültür-kitap ilişkisine açık okumalar sunuyor. “Eski Yunan ve Roma kütüphaneleri, kuruluşu, işleyişi ve sistematiği ile ilgili benzersiz bilgiler içeriyor. “Kayıp kütüphaneler[19]”, “İskenderiye kütüphanesi[20]” ve “Türkiye’de kütüphanecilik[21]” daha çok profesyonel okuyucunun ilgisini çekebilecek başvuru kaynakları. Yine de meraklı okurlarının yolunun düşebileceği ilginç ayrıntılarla örülü oldukları söylenebilir. Mütteferrika yayınlarının çok yeni tarihli ve çok az sayıda basılmış “Bir Nadir Kitap Destanı[22]” gösterişli, özenli cildi ve basım kalitesiyle öne çıkan tam bir sahaflık kitap. “Kitapçı çıraklığından dünya sahaflarının krallığına” giden ilginç ve eğlenceli bir yolculuk. Sahaflarda kitap bulma heveslerini taşıyan insanlara çok sayıda özdeşlik ve sevinç sunabilecek nitelikte. Kitap peşinde geçen bir ömrün biyografisi gibi.
Bu arada değerli yazar ve çevirmen Akşit Göktürk’ün yeni baskıları yapılan “Okuma uğraşı”, “Sözün ötesi” ve “Çeviri dillerin dili” isimli kitapları da okuma pusulası işlevi taşıyan değerli kaynaklardır.
Bu listede olması gereken az sayıda başka kitaplar da bulunabileceği söylenebilir. Ancak ülkemizde bu ölçüde bile büyük bir çeşitliliğe ulaşan bir alan kitap-kütüphane ve okuma. Bize bütünlüklü bir bakış açısı, sistemli bir bilgi, tarihsel bir arka plan sunabilecek bu toplamdan muhakkak işimize yarar. Birçok bilgi toplama olanağı var. Cemil Meriç’in Kırkambarında “uyanık bir şuur, tetikte bir dikkat ve hakikatin bütününü kucaklamaya çalışan bir tecessüs” ile tanımladığı “aydın”a ulaşmada kitapların önemini vurgulayan yapıtlar değinmeye çalıştıklarımız. İnsanlığın gelişiminde, yadsınamaz insan-kitap ilişkisi hakkında binlerce söz söylenmiş, bunlardan birkaçıyla yazımızı noktalamak istiyoruz.
Hazırlayan
Haluk Güriz
[1] Antikçağ’dan günümüze her yönüyle kitabın tarihi Svend Dahl Çeviren: Mehmet Dündar 1999. T.C. Kültür Bakanlığı Milli Kütüphane Başk.
Yorumlar
Yorum Gönder