Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Aliya İzzetbegoviç Konuşmalar

Aliya İzzetbegoviç  Konuşmalar   Şehir o günlerde patlamalardan dolayı tam bir sarsıntı yaşıyordu. Havan mermisi patlamaları her yönden görülebiliyordu. Yerde yatan bir kadın aniden haykırdı: ‘Başkanım, korkmuyor musunuz?’ ‘Elbette korkuyorum’ dedim. Cevabımdan dolayı şaşkınlığa uğradığı çok açıktı. ‘Ben de normal bir insanım ve ben de korkarım’ dedim “Cesaret, hemen hemen herkeste olduğu gibi, hiç korkmadığımız anlamına gelmez. Cesaret, güdülerinizi korkularınızdan daha kuvvetli hale getiren şeydir.”  “Bombalar patlıyor ve bizler kendi ‘Saraybosna ruletimizi’ oynuyorduk. Kimimiz su ve ekmek aramak, kimimiz işe gitmek için dışarı çıkıyoruz ve savaş muhabirleri, barışın gelmesini bekleyerek otellerinde oturuyorlar.” “İnsanlara güvensizlik duymayın. Başka türlü olduklarını ispat edene kadar, onlara güvenin. Şüphenin size engel olmasına izin vermeyin. Bizler küçük bir komplo toplumu yaratmak niyetinde değiliz. Her bireye ihtiyacımız var ve onlardan birçoğunu kay...

Mealini söyle, cemaatini söyleyeyim!

Mealini söyle, cemaatini söyleyeyim! Hangi cemaat, hangi Kur'an mealini okuyor? Meallerdeki; zorlama çeviriler, gereksiz-uygunsuz ifadeler, yanlış hükümler ve yetersizlikler için ilahiyatçılar ne diyor? Newsweek Dergisi bu sayısında Türkiye'de Cemaatler arası 'Meal Savaş'larını gündeme taşıdı.  Adem Demir imzasıyla yayınlanan  makale Türkiye'de yeni  bir tartışma başlatacak gibi görünüyor.. İstanbul Fatih?te bir apartmanın zemin katı. Kamuoyunda Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü?nün mescidi burası. Erkenden gelenler ona yakın olmak için ön safları zorluyor. Her Cuma namaz vaktinde olduğu gibi adım atacak yer yok. Cübbeli Ahmet, kürsüde kendine has üslubuyla vaaz ederken cemaatin iyi tanıdığı bir ismi sert sözlerle eleştiriyor. Bu kişinin düşüncelerinin ?sapkın ve tehlikeli olduğunu? belirtip insanları uyarıyor. Namaz çıkışında kapıdaki görevliler cemaatin eline birer broşür tutuşturuyor. Broşürün kapağında ?Mustafa İslamoğlu?nun Bid...

Batı Uygarlığının Krizi Edward Carpenter

Batı Uygarlığının Krizi /  Edward Carpenter Yusuf Kaplan Carpenter ve öncü bir batı uygarlığı eleştirisi; bilim, toplum, tabiat ve tarih felsefesi metni Aydınlanma’nın Hayallerinin Hayaletlere Dönüştüğü Alacakaranlıklar Zamanı... Marx’ın  Komünist Manifesto ’suna, “Avrupa’nın üzerinde kara bulutlar kol geziyor” diyerek giriş yaptığı bir zaman dilimi... Sanayi Devrimi’nin fikrî ilhamını aldığı Aydınlanma düşüncesinin hayallerinin tam hızla ve tam gazla mekanikleşen ve makinalaşan bütün Batı Avrupa toplumlarında hayaletlere dönüştüğü alacakaranlıklar zamanı... Sanayi Devrimi’nin kırdan kente yığınlar, kitleler hâlinde göçlerin yaşanmasına yol açtığı, insanların  sadece  çalışmak için yaşadıkları; sınıf savaşlarının, ekonomik ve sosyal eşitsizliklerin ve çatışmaların bütün bir Batı Avrupa çapında süratle yaygınlaştığı; insanın yaşama ömrünün ortalama 45-50 yaşlarına kadar düştüğü; kentlerin can çekişmeye başladığı, kentlerin varoşlarına sığınan kitlel...

İslâm Düşüncesi Muhammed İkbal

İslâm Düşüncesi Muhammed İkbal İslâm Düşüncesinin Temel Meselelerine Işık Tutan Bir Metin (Yusuf Kaplan) Müslüman toplumlar olarak yaklaşık iki yüzyıldır, tarihte yaşadığımız ikinci büyük medeniyet buhranı ile karşı karşıyayız. Birinci medeniyet buhranı, 12. ve 13. yüzyıllarda, İslâm medeniyetinin doğu cephesinde Moğol istilâsı ve Haçlı saldırıları; batı cephesinde Mağrip’te yaşanan asabiye sorunu ve çatışmaları neticesinde gerçekleşen siyasî bir buhrandı. Bu buhranı, Osmanlı’nın geliştirdiği medeniyet meydan okumasıyla aşmayı başardık ve İslâm medeniyeti ilk kez Osmanlı medeniyet tecrübesinde akîdevî, sosyal ve siyasî bütünleşmeyi gerçekleştirmiş oldu. Son iki yüzyıldır yaşadığımız medeniyet buhranı ise, daha derin ve çok boyutlu bir buhrandır: Hem İslâm’la hem de hâkim kültürle ilişkilerimizin kopması ve simülatifleşmesi sonucunu doğuran, çift yönlü temassızlık şeklinde tezahür eden bir “fetret dönemi”dir. Medeniyet buhranı, medeniyet fikrinin yitirilmesiyle sonuçlanmıştı...

Kur’ân Fenomeni Malik Bin Nebi

Kur’ân Fenomeni Malik Bin Nebi FENOMENOLOJİK BİR KUR’ÂN İNCELEMESİNE DOĞRU… (YUSUF KAPLAN) Malik Bin Nebi, ihmal edilmiş, gereken değer verilememiş Cezayirli düşünür. Son yüzyılın en büyük düşünürlerinden biri. Özgün eserlere imza atmıştır; bunun için de ideolojilerin hapishanesine kilitlemeden çağını aşabilen ve ufka işaret eden bir düşünür olabilmiştir. Cezayirlidir: Fransız sömürgeciliğine karşı verilen son direniş ve kurtuluş hareketinin en ön saflarında yer almış bir Cezayirli düşünür. Ülkedeki Fransızlaşmanın, Fransızcanın ve Fransız kültürünün başta elitler, toplumun üst kesimleri olmak üzere bütün bir Cezayir toplumunu adeta esir alması Cezayir’in siyasî bağımsızlığına kavuşmasının, zihnî ve kültürel bağımsızlığına kavuşması anlamına pek fazla gelemeyeceğinin yakıcı göstergeleridir. İslâm Düşüncesinin Özgünlüğü: İlâhî Şuur’un Peygamberî Şuur Vasıtasıyla Beşerî Şuur’u İnşa Etmesi ve Dönüştürmesi O yüzden Malik Bin Nebi, elinizdeki kitaba, Cezayirli genç kuşağın v...

Külliyat Manifesto Yusuf Kaplan

Külliyat Manifesto  Yusuf Kaplan Külliyat Manifesto Yaklaşık iki yüzyıldır köklü bir medeniyet buhranı yaşıyoruz. Tarihimizde yaşadığımız bu ikinci medeniyet buhranı, sarsıcı bir fetret döneminin zuhur etmesine yol açtı. Moğol İstilâsı, Haçlı Saldırıları ve Endülüs Medeniyeti‘nin çökmesinden sonra yaşadığımız birinci medeniyet buhranı, temelde siyasî bir buhrandı, bir fetret dönemine dönüşmemişti. Bu buhranı, insanlık tarihinin Asya, Afrika ve Avrupa‘dan oluşan merkezi coğrafyasındaki bütün medeniyet geleneklerinin üzerine oturarak, hem bunlardan yararlanan, hem de akîdevî, fikrî ve siyasî bütünleşme gerçekleştiren Osmanlı tecrübesiyle ürettiğimiz çok yönlü cevapla aştık. Rönesans ve Reformasyon‘la başlayan modern / seküler Batı uygarlığı‘nın geliştirdiği meydan okuma, dünyada bütün medeniyetlere karşı yıkıcı bir saldırı üretmiş, Toynbee‘nin deyişiyle, üç asır içinde, mevcut 26 medeniyetten 16‘sını yok etmiş, 9‘unu ise fosilleştirmişti. İki yüzyıldır yaşadığımız ikinci meden...